|
Tweet |
ELAZIĞ DEPREMİN NE DEMEK OLDUĞUNU YAŞAYARAK GÖRDÜ
24 Ocak 2020’de merkez üssü Sivrice olan depremde Elazığ’ın büyük bir acıyla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Yurtlu şunları söyledi:
“17 Ağustos 1999’da Marmara’da binlerce kardeşimizi kaybettik. Yıllar sonra 24 Ocak 2020’de Elazığ’ımız depremle sarsıldı. Canlarımızı kaybettik, yuvalarımız yıkıldı, hemşehrilerimiz büyük bir imtihandan geçti. 6 Şubat 2023’te ise bölgemiz bir kez daha büyük bir deprem felaketiyle karşı karşıya kaldı.
Biz Elazığlılar depremin yalnızca binaları değil, insanların hayatlarını ve hatıralarını da nasıl etkilediğini çok iyi biliyoruz. O zor gecelerde Rabbimize sığındık, milletçe birbirimize kenetlendik, yaralarımızı dayanışmayla sardık. Bu nedenle 17 Ağustos’ta evladını, annesini, babasını veya kardeşini kaybeden vatandaşlarımızın acısını gönülden paylaşıyoruz.”
CAN ALLAH’IN EMANETİDİR
Deprem karşısında tedbir almanın hem insani hem de manevi bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Yurtlu, Elazığ’ın yaşadığı tecrübelerin hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini ifade etti.
Yurtlu şunları söyledi:
“Cenab-ı Allah’ın bizlere bahşettiği can en kıymetli emanettir. O emaneti korumak için üzerimize düşen vazifeyi hakkıyla yapmak zorundayız. Sağlam yapılaşmak, zemin gerçeğini dikkate almak, denetimi eksiksiz yapmak ve şehirlerimizi afetlere hazırlamak bizim mesuliyetimizdir.
Bizim inancımızda tevekkül vardır ama tedbirsizlik yoktur. Önce tedbirimizi alacağız, aklın, bilimin ve mühendisliğin gereklerini yerine getireceğiz, ardından Rabbimize tevekkül edeceğiz. İhmali kader olarak görmek doğru değildir.”
ELAZIĞ’DAN 17 AĞUSTOS’A DUA
Yurtlu sözlerini şöyle tamamladı:
“17 Ağustos’u, 24 Ocak Elazığ Depremi’ni ve 6 Şubat’ı unutmayacağız. Kaybettiğimiz kardeşlerimizin her biri bizlere emanettir. Onların hatırasına karşı borcumuz, aynı acıların tekrar yaşanmaması için gereken bütün tedbirleri almaktır.
Milletimiz her felakette imanıyla, merhametiyle ve kardeşliğiyle ayağa kalkmıştır. Elazığ’da da bunu yaşadık. Bir tas çorbasını, bir battaniyesini, bir lokma ekmeğini kardeşiyle paylaşan insanımızın nasıl kenetlendiğini gördük. Rabbim milletimizin birlik ve beraberliğini daim eylesin.
17 Ağustos Marmara Depremi’nde, 24 Ocak Elazığ-Sivrice Depremi’nde, 6 Şubat depremlerinde ve ülkemizin yaşadığı bütün afetlerde ahirete irtihal eden kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Rabbim Elazığ’ımızı, ülkemizi ve aziz milletimizi her türlü afetten, kazadan ve beladan muhafaza eylesin.”