|
Tweet |
“CEMAAT SİYASET VE TİCARET AYNI AĞDA BULUŞURSA VESAYET DOĞAR”
Balkar, kamu gücü ile ekonomik imkânların kapalı ilişkiler üzerinden paylaşılmasının toplumdaki adalet duygusunu zedeleyeceğini belirterek, “Cemaat, siyaset ve ticaret aynı güç ağında buluştuğunda ortaya inanç değil, vesayet çıkar.” ifadelerini kullandı.
Devlet kadrolarında ve kamu kaynaklarının kullanımında liyakat ve eşitlik ilkesinin esas alınması gerektiğini kaydeden Balkar, “Devlet kadroları ‘bizden olanlara’, kamu kaynakları ‘yakın olanlara’, ticari imkânlar ‘bağlantısı güçlü olanlara’ dağıtılırsa milletin hakkı gasp edilmiş olur.” dedi.
“İTİRAZIMIZ İNANCA DEĞİL İNANCIN ARAÇSALLAŞTIRILMASINADIR”
Toplumun inanç özgürlüğüne saygı duyulması gerektiğini vurgulayan Balkar, asıl sorunun inanç üzerinden siyasi, bürokratik veya ekonomik güç oluşturulması olduğunu ifade etti.
“Bizim itirazımız insanların inancına değil; inancın makam, para ve güç elde etmenin aracına dönüştürülmesinedir. Devletin dini cemaat, ekonominin kuralı sadakat, siyasetin yöntemi kapalı kapılar olamaz.” ifadelerini kullandı.
Balkar, kamusal düzenin şeffaflık, liyakat ve hukuk temelinde işlemesi gerektiğini belirterek, devlet ile toplum arasındaki güvenin ancak bu ilkelerin korunmasıyla güçlenebileceğini söyledi.