|
Tweet |
“AFFETMEK MANEVİ BİR KAZANÇTIR”
İnsanın kendisine yapılan yanlışlar karşısında vereceği tepkinin manevi hayatında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Dr. Abdulcabbar Boran, affetmenin kişiye huzur ve manevi kazanç sağladığını söyledi. Affeden kişi kendisine iyilik yapar, kısas tatbik eden kişi ise kendisine kötülük yapar.
“Affeden kişi kendisine iyilik yapar, kısas tatbik eden kişi ise kendisine kötülük yapar” diyen Boran, şunları kaydetti:
“Allah’ın indinde üç çeşit davranış biçimi vardır. Birincisi, kötülük yapana aynı kötülükle karşılık vermek yani kısas tatbik etmektir. İkincisi affetmek, üçüncüsü ise kötülüğü iyilikle söndürmektir. Affetmek manevi bir kazançtır sevgili kardeşlerim. Bize yapılan kötü bir davranışı affettiğimiz gün Allah’ın sevdiği bir davranışı yerine getirmiş oluruz. Bunun insana verdiği huzurun değerini ancak yaşayanlar bilir.
“AFFEDERSENİZ SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR”
Kur’an-ı Kerim’de affetmenin önemine işaret eden hükümler bulunduğunu belirten Boran, insanın kendisine karşı yapılan hatalar karşısında öfke ve intikam duygusuyla değil, manevi sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) affetmenin insanı küçültmediğini, aksine şerefini artırdığını bildiren hadisini de hatırlatan Boran, şöyle devam etti:
“Biz yanlış yaptığımızda Allah’tan af dilemiyor muyuz? Öyleyse bize karşı hata yapanları affetmeyi de bilmeliyiz. İnsanların hatalarıyla Allah arasındaki hesabı Allah’a bırakmalı, kendi davranışımızdan sorumlu olduğumuzu unutmamalıyız. Affetmek büyüklüktür. Mevlâna’nın ifade ettiği gibi, ‘Kusurları bağışlamakta gece gibi olun.’”
“İNTİKAM DEĞİL MERHAMET İNSANI YÜCELTİR”
Nefsin, insanı öfke ve intikama yöneltebileceğini belirten Boran, manevi olgunlaşmanın önemli göstergelerinden birinin kişinin kendisine yapılan kötülük karşısında sergilediği tavır olduğunu söyledi.
Boran, bir mürşid ile talebesi arasında geçen kıssayı örnek göstererek aynı kötülük karşısında insanların üç farklı davranış sergileyebileceğini ifade etti. Bir kişinin kötülüğe karşılık verebildiğini, diğerinin affedebildiğini, manevi olgunluğa erişmiş kişinin ise kendisine kötülük yapan insana dahi iyilikle yaklaşabildiğini anlattı.
“KÖTÜLÜĞÜ İYİLİKLE SÖNDÜRMEK EN GÜZEL DAVRANIŞTIR”
Şûra Suresi’nin 40-43. ayetlerinin bağışlama, sabır ve haksızlık karşısındaki davranışlara ilişkin önemli ölçüler ortaya koyduğunu belirten Boran, affetmenin kişinin nefsine hâkim olabilmesiyle yakından ilişkili olduğunu ifade etti.
“Affedenler, nefslerinin afetlerine yenik düşmeyenlerdir. İnsan manevi anlamda olgunlaştıkça öfkenin yerine merhameti, intikamın yerine affetmeyi koyabilir. En güzeli ise bize yapılan kötülüğü iyilikle söndürebilmektir.”
Boran, Fussilet Suresi’nin 34 ve 35. ayetlerinde ise affetmenin ötesinde, kötülüğe iyilikle karşılık vermenin tavsiye edildiğini belirterek şu ayetleri hatırlattı:
“Hasene (iyilik) ve seyyie (kötülük) müsavi (eşit) değildir. (Kötülüğü) en güzel şekilde karşıla. O zaman seninle arasında düşmanlık olan kişi, samimi bir dost gibi olur. Ona (kötülüğü iyilikle karşılama hasletine), sabredenlerden ve hazzul azîm (en büyük haz) sahiplerinden başkası ulaştırılmaz.”
İnsan ilişkilerinde kin ve düşmanlığı sona erdirmenin en etkili yolunun iyilik olduğunu bu ayetlerin gösterdiğini ifade eden Boran, “Allahû Tealâ burada çok önemli bir hakikati açıklıyor. İnsan, kendisine yapılan kötülüğe iyilikle karşılık verebildiği zaman, aradaki düşmanlığın dostluğa dönüşmesi mümkün olur. Kötülüğü iyilikle söndürmek, affetmenin de ötesinde, insanı Allah’ın katında yücelten büyük bir erdemdir.” dedi.
Dr. Abdulcabbar Boran, A’râf Suresi’nin 199. ayetindeki bağışlayıcılık öğüdünü de hatırlatarak sözlerini, “Hayatımızda öfkeyi değil affetmeyi, kini değil sevgiyi, intikamı değil iyiliği çoğaltalım. Affetmek önce insanın kendi gönlünü özgürleştirir. Allah razı olsun.” ifadeleriyle tamamladı.