Bugun...



Doktor Çağnur Özcanlı: Güneş Lekesinde Tedaviden Önce Doğru Korunma Gelmeli - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Dermatoloji ve Kozmetoloji Uzmanı Dr. Çağnur Özcanlı, özellikle yaz aylarında belirginleşen melazma ve diğer pigmentasyon sorunlarında yalnızca lekeyi açmaya yönelik tedavilere odaklanmanın yeterli olmadığını belirterek, doğru güneşten korunma sağlanmadan yapılan uygulamalardan kalıcı ve başarılı sonuç beklemenin zor olduğunu söyledi.

facebook-paylas
Tarih: 01-09-2026 22:45

Doktor Çağnur Özcanlı: Güneş Lekesinde Tedaviden Önce Doğru Korunma Gelmeli - GÜNDEM - İnternetin Ajansı


Melazmanın yalnızca estetik bir renk değişikliği olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Özcanlı, güneş ışığının yanı sıra görünür ışığın da bazı kişilerde pigmentasyonu artırabildiğine dikkat çekti. Özcanlı, “Hastalarımız çoğu zaman ‘Lekemi hangi krem, lazer veya peeling geçirir?’ diye soruyor. Oysa ilk sorumuz ‘Cildimizi yeni pigment oluşumundan ne kadar doğru koruyoruz?’ olmalı. Güneş lekesinde tedaviden önce doğru korunma gelmeli.” dedi.

MELAZMADA SADECE UV IŞINLARINI KONUŞMAK YETMİYOR

Melazmanın özellikle yüz bölgesinde görülen ve tekrarlama eğilimi gösterebilen kompleks bir pigmentasyon problemi olduğunu belirten Özcanlı, güneş ışığının önemli tetikleyicilerden biri olduğunu söyledi.

Özcanlı şunları söyledi: “Uzun yıllar güneşten korunmayı ağırlıklı olarak ultraviyole ışınları üzerinden anlattık. Bugün melazma söz konusu olduğunda görünür ışığın etkisini de konuşuyoruz. Dolayısıyla özellikle melazmaya yatkın kişilerde korunma stratejisini daha kapsamlı düşünmemiz gerekiyor.”

Amerikan Dermatoloji Akademisi (AAD), güneş ışığının melazmayı tetikleyebildiğini ve görünür ışığın, özellikle daha koyu cilt tonlarında, melazmanın kötüleşmesine katkıda bulunabildiğini belirtiyor.

RENKLİ GÜNEŞ KORUYUCU NEDEN GÜNDEMDE?

Özcanlı, renkli güneş koruyucuların yalnızca kozmetik olarak cilt tonunu eşitleyen ürünler gibi değerlendirilmemesi gerektiğini, bazı formülasyonlarda bulunan demir oksitlerin görünür ışığa karşı ek koruma sağlayabildiğini ifade etti.

“Özellikle melazmada bu ayrıntı önemli” diyen Özcanlı, “Kişinin cilt tipi ve ihtiyacına uygun olarak demir oksit içeren renkli güneş koruyucular tercih edilebilir. Ancak her renkli ürünün aynı korumayı sağladığını varsaymamak gerekir; ürünün içeriğini ve koruyucu özelliklerini değerlendirmek önemlidir.” dedi.

AAD, melazması bulunan kişiler için geniş spektrumlu, SPF 30 veya üzeri güneş koruyucu önerirken görünür ışığa karşı korunmaya yardımcı olması amacıyla demir oksit içeren renkli güneş koruyuculara özellikle dikkat çekiyor.

SPF 50 SÜRDÜM, ARTIK GÜNEŞTE KALABİLİRİM DÜŞÜNCESİ YANLIŞ

Yüksek SPF değerinin sınırsız güneş maruziyeti anlamına gelmediğini vurgulayan Özcanlı, ürünün doğru miktarda uygulanması ve gerektiğinde yenilenmesinin önemli olduğunu söyledi.

Özcanlı, “Güneş koruyucuyu sabah sürüp bütün gün korunacağımızı düşünmemeliyiz. Terleme, yüzme, havluyla silinme ve günlük aktiviteler ürünün cilt üzerindeki durumunu etkileyebilir. Koruyucu ürün tek başına güneşte istediğimiz kadar kalmamızı sağlayan bir kalkan değildir.” dedi.

GÜNEŞ KORUYUCU TEK BAŞINA BİR KORUNMA PLANI DEĞİLDİR

Güneşten korunmanın yalnızca kozmetik ürün kullanımına indirgenmemesi gerektiğini belirten Özcanlı; gölge, şapka, uygun kıyafet ve güneşe maruz kalma davranışlarının da korunmanın parçası olduğunu ifade etti.

AAD de geniş spektrumlu, suya dayanıklı ve SPF 30 veya üzeri güneş koruyucunun yanı sıra gölge, koruyucu kıyafet ve geniş kenarlı şapka gibi yöntemlerin birlikte kullanılmasını öneriyor.

Özcanlı, “En iyi güneş koruma yaklaşımı tek bir tüpe sığmaz. Ürünü doğru kullanacağız ama davranışlarımızı da değiştireceğiz.” dedi.

LEKE TEDAVİSİNİN EN PAHALI KISMI BAZEN YANLIŞ KORUNMADIR

Kozmetik dermatolojide hastaların önemli yatırımlar yaparak çeşitli leke tedavilerine başvurabildiğini belirten Özcanlı, korunma alışkanlığı oluşturulmadan uygulanan işlemlerin beklentiyi karşılamayabileceğine dikkat çekti.

Özcanlı, “Hasta leke tedavisi için zaman ve bütçe ayırıyor ancak korunmayı ikinci plana bırakıyorsa tedavinin temel ayaklarından biri eksik kalıyor. Leke açıldıktan sonra yeniden koyulaşmasını önlemeye çalışmak da tedavinin bir parçasıdır.” dedi.

HER KAHVERENGİ LEKE MELAZMA DEĞİLDİR

Yüzde ortaya çıkan her pigmentasyonun melazma olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu belirten Özcanlı, doğru tanının tedavinin ilk basamağı olduğunu söyledi.

Özcanlı, “Güneş lekesi, melazma, akne sonrasında kalan pigmentasyon ve başka dermatolojik durumlar hasta tarafından birbirine benzetilebilir. Sosyal medyada gördüğümüz bir tedaviyi kendi cildimize uygulamadan önce elimizdeki problemin ne olduğunu bilmeliyiz.” dedi.

LEKEYİ AÇMAK İSTERKEN DAHA FAZLA LEKE OLUŞTURABİLİRSİNİZ

İnternet ve sosyal medyada önerilen yüksek konsantrasyonlu asitler, peelingler ve birden fazla aktif içeriğin kontrolsüz kullanımına karşı uyaran Özcanlı, ciltte oluşturulan tahrişin pigmentasyon açısından ters sonuç yaratabileceğini söyledi.

Özcanlı, “Bir hasta lekesini hızla açmak istediği için aynı rutinde birden fazla asit, peeling veya güçlü aktif kullanabiliyor. Cilt yanmaya, kızarmaya ve soyulmaya başladığında bunu ‘Ürün işe yarıyor’ şeklinde yorumlayabiliyor. Oysa tahriş tedavi başarısının göstergesi değildir.”

AAD de melazmalı ciltlerde yanma veya batmaya yol açan ürünlerin irritasyon oluşturabileceğini ve bunun koyu lekeleri daha belirgin hale getirebileceğini bildiriyor.

“CİLDİ SOYARSA LEKEYİ DE SOYAR” MANTIĞI DOĞRU DEĞİL

Özcanlı, özellikle ev ortamında kontrolsüz kimyasal peeling kullanımına dikkat çekerek pigmentasyon tedavisinde agresifliğin başarıyla eş anlamlı olmadığını vurguladı.

“Melanin yalnızca yüzeyde duran ve cildi soyduğumuzda tamamen ortadan kaldırabileceğimiz bir boya değildir” diyen Özcanlı, “Pigmentasyonun nedeni ve derinliği önemlidir. Gereksiz agresif uygulamalar cilt bariyerini bozabilir ve yeni sorunlara yol açabilir.” ifadelerini kullandı.

SOSYAL MEDYADAKİ “7 GÜNDE LEKESİZ CİLT” VAADİNE DİKKAT

Melazmanın tekrarlayabilen ve uzun dönem yönetim gerektirebilen bir durum olduğunu belirten Özcanlı, kısa sürede kesin çözüm vaat eden içeriklere temkinli yaklaşılması gerektiğini söyledi.

Özcanlı, “Bir haftada bütün lekeleri silme iddiası hastanın gerçekçi olmayan beklenti oluşturmasına neden oluyor. Dermatolojide amacımız yalnızca birkaç ton açılma sağlamak değil, bunu cilde zarar vermeden ve mümkün olduğunca sürdürülebilir şekilde yönetmektir.” dedi.

PAHALI GÜNEŞ KORUYUCU EN İYİ GÜNEŞ KORUYUCU DEMEK DEĞİLDİR

Güneş koruyucu seçiminde fiyatın tek kalite göstergesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Özcanlı, kişinin cilt tipi, dermatolojik problemi, ürünün koruma özellikleri ve düzenli kullanabilmesinin daha önemli olduğunu söyledi.

Özcanlı, “Çok pahalı bir ürünü alıp yeterli miktarda kullanmıyorsanız veya dokusunu sevmediğiniz için birkaç gün sonra bırakıyorsanız teorik olarak iyi bir ürün pratikte size fayda sağlamayabilir. Kişinin düzenli kullanabileceği doğru ürünü bulmak önemlidir.” dedi.

GÜNEŞ KORUYUCUYU SADECE LEKENİN ÜZERİNE SÜRMEYİN

Pigmentasyon bulunan kişilerin yalnızca koyu bölgelere güneş koruyucu uygulamasının doğru olmadığını belirten Özcanlı, güneşe açık bütün cilt yüzeyinin korunması gerektiğini söyledi.

Özcanlı, “Güneş koruyucu bir leke kremi değildir. Yüzün tamamına ve güneşe maruz kalan uygun bölgelere yeterli miktarda uygulanması gerekir. Kulak, boyun ve dekolte gibi sıklıkla unutulan alanları da düşünmeliyiz.” dedi.

MELAZMADA TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL OLMALI

Melazma tedavisinde herkes için tek bir reçete bulunmadığını vurgulayan Özcanlı; pigmentasyonun özellikleri, cilt tipi, kişinin yaşam biçimi ve tetikleyici faktörlerin tedavi planında dikkate alınması gerektiğini söyledi.

AAD de melazma tedavisinin hastanın cilt tonu, melazmanın özellikleri ve diğer faktörlere göre dermatolog tarafından kişiselleştirilebildiğini belirtiyor. 

ÖZCANLI: LEKEYİ TEDAVİ ETMEK KADAR YENİDEN KOYULAŞMASINI ÖNLEMEK DE BAŞARIDIR

Güneş lekeleri ve melazmada uzun vadeli yaklaşımın önemine dikkat çeken Özcanlı sözlerini şöyle tamamladı:

“Hasta çoğu zaman aynadaki koyu alanın bir an önce kaybolmasını istiyor. Biz ise daha uzun vadeli düşünmek zorundayız. Önce doğru tanıyı koyacağız. Cildin bariyerini koruyacağız. Güneşten ve gerektiğinde görünür ışıktan doğru şekilde korunacağız. Kişiye uygun tedaviyi planlayacağız. Renkli güneş koruyucular ve demir oksitler özellikle melazmada önemli seçenekler olabilir; fakat hiçbir ürün bilinçli güneş davranışının yerine geçmez. Cildi tahriş ederek, her gördüğümüz ürünü üst üste kullanarak veya yalnızca yüksek SPF rakamına güvenerek kalıcı başarı bekleyemeyiz. Güneş lekesinde tedaviden önce doğru korunma gelmeli.”




Kaynak: 22haber.com.tr




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Çukurova Belediyesi'nin çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI