|
Tweet |
Özbey, üç ülke arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğini güçlendiren anlaşmanın kapsadığı coğrafya ve ortaya koyduğu stratejik çerçeve bakımından önemli olduğunu belirterek, anlaşmayı memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Anlaşmanın imzalandığı ve İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından da memnuniyetle karşılandığı 8 Ağustos 2026’da duyuruldu.
“BÖLGENİN GÜVENLİĞİ BÖLGE ÜLKELERİNİN ORTAK İRADESİYLE SAĞLANMALI”
Atıf Özbey, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın güvenlik alanında ortak hareket etmesinin bölgesel dengeler açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir gelişme olduğunu söyledi.
“Türkiye’nin güçlü savunma kapasitesi, Pakistan’ın stratejik konumu ve Suudi Arabistan’ın bölgesel ağırlığı düşünüldüğünde ortaya çıkan bu birliktelik son derece önemlidir. Bölgenin güvenliğinin dış müdahalelerle değil, bölge ülkelerinin kendi iradesi ve iş birliğiyle sağlanması gerektiğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“İŞGAL VE İSTİKRARSIZLIK PLANLARINA KARŞI CAYDIRICILIK OLUŞTURMALI”
Ortadoğu ve çevresindeki güvenlik risklerine dikkat çeken Özbey, anlaşmanın bölge ülkelerinin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruyacak bir caydırıcılık mekanizmasına dönüşmesinin önemli olduğunu belirtti.
“Bölgemize yönelik emperyalist ve siyonist işgal planlarını boşa çıkaracak, ülkelerin bağımsızlığına ve egemenliğine yönelik tehditleri caydıracak her stratejik iş birliğini önemli görüyoruz.” şeklinde konuştu.
“BU ADIMI MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ”
Türkiye’nin Sesi Ses Partisi olarak anlaşmayı desteklediklerini ifade eden Özbey, üç ülke arasındaki iş birliğinin kalıcı ve kurumsal bir güvenlik anlayışıyla sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
“Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında atılan bu tarihi adımı büyük bir memnuniyetle karşılıyor ve son derece önemsiyoruz. Temennimiz, bu birlikteliğin bölgemizde barışı, güvenliği ve istikrarı güçlendiren kalıcı bir yapıya dönüşmesidir.” ifadelerini kullandı.