|
Tweet |
DEM çevrelerinden yükselen “hukuki adımları açıklayın, anayasal zeminde çözelim” çağrılarının toplumsal beklentiyle örtüştüğünü ifade eden Özbey, “Ancak şunu açıkça söylüyorum: Suriye’deki gelişmelere bakarak Türkiye’de iyileştirme yaparsanız yanlış yaparsınız. Ne yapacaksak, burada ve şimdi yapmalıyız” dedi.
ÇÖZÜM NET: İKİ MADDE, BİR KANUN
Atıf Özbey, çözümün sanıldığı kadar zor olmadığını vurgulayarak somut bir yol haritası ortaya koydu:
“Anayasa’da iki madde değişir, bir de kanun çıkarılır; bu iş biter. Anayasa’nın 66. maddesi eşit vatandaşlık anlayışıyla yeniden düzenlenmeli. 42. madde ise Türkçe dışındaki dillerde eğitimi tümden yasaklayan yaklaşımından arındırılmalı.”
Söz konusu maddelerin 12 Eylül 1982 Anayasası’nın ürünü olduğunu hatırlatan Özbey, “Bu maddeleri getirenler yargılandı, cezalandırıldı. Ama kendi koydukları hükümler bugün Meclis’te adeta dokunulmaz kabul ediliyor” ifadelerini kullandı.
MECLİS’İN GÜNDEMİ YANLIŞ YERDE
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önceliklerine de eleştiri getiren Özbey, Meclis gündeminin anayasal eşitlik ve kardeşlik yerine usul tartışmalarıyla meşgul edildiğini söyledi. “Meclis’in gündeminde bu konular olacağına, yoklama tartışmaları, çoğunluk krizleri konuşuluyor” dedi.
Bu bağlamda Meclis yönetimine de çağrıda bulunan Özbey, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un süreci hızlandıracak, topluma net takvim sunacak bir irade ortaya koyması gerektiğini vurguladı.
KURUMSAL İTİBAR ZEDELENMEMELİ
Meclis’te yaşanan bazı görüntülerin Türkiye’yi uluslararası alanda zor durumda bıraktığını belirten Özbey, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yakışmayan tartışmalar ve usul krizleri, ülkemizin itibarına zarar veriyor. Bu tablo ne bize yakışıyor ne de demokrasiye” değerlendirmesinde bulundu.
Atıf Özbey, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Toplum hazır, kamuoyu baskısı var, basın bu sürecin takipçisi. Oyalama algısı büyümeden, eşit vatandaşlık temelinde somut ve cesur adımlar atılmalıdır.”