|
Tweet |
Zeybek, milyonlarca emeklinin bugün kira, fatura, pazar ve ilaç giderleri arasında yaşam mücadelesi verdiğini vurgulayarak, “Emekli yıllarca çalıştı, üretti, bu ülkeye değer kattı. Gelinen noktada ise emekli, açlık sınırının altında yaşamaya zorlanıyor. Bu tablo ekonomiyle değil, vicdanla ilgilidir” dedi.
Emekliye gelince “kaynak yok” denildiğini, ancak bazı harcamaların ‘doğal ve hak edilmiş’ gibi gösterilerek önceliklendirildiğini ifade eden Zeybek, “Sorun sadece rakamlar değil, bakış açısıdır. Devlet yönetiminde önceliklerin kimden yana kullanıldığı, bugün emeklinin sofrasına doğrudan yansımaktadır” diye konuştu.
ATA Parti’nin bu konudaki yaklaşımının net olduğunu belirten Zeybek, “Bizim itirazımız, birilerinin savurgan ya da yolsuzluk yaptığı iddiasından ibaret değildir. Asıl sorun, bu harcamaların sanki hak edilmiş, meşru ve vazgeçilmez kalemlermiş gibi sunulmasıdır. Emekliye gelince kaynak bulunamaması, bu anlayışın sonucudur” ifadelerini kullandı.
Emeklilere yönelik küçümseyici ve aşağılayıcı dilin kabul edilemez olduğunu belirten Zeybek, “Emekliye ‘şükredin’, ‘sabredin’ denilerek sefalete razı olmaları isteniyor. Emekliler sadaka istemiyor; yıllarca ödedikleri primlerin karşılığını, onurlu bir yaşamı talep ediyor” dedi.
“Emekli maaşı artarsa enflasyon yükselir” söyleminin gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Zeybek, “Enflasyonu emekli yaratmadı. Enflasyonun nedeni, üretimden kopuk ekonomi politikaları ve adaletsiz vergi yüküdür. Emeklinin alacağı zam lüks değil; ekmektir, ilaçtır, faturadır” şeklinde konuştu.
Zeybek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Emekliyi yük olarak görenler bilsin ki asıl yük, emekliyi geri plana iten bu anlayıştır. Bu adaletsizlik sürdürülemez. Emeklilerin insanca yaşayacağı bir düzen kurulana kadar bu yanlışa karşı durmaya devam edeceğiz.”